‘Yine ßir Cinnet Sahnesinde Astım ßeni__!

ßoşluğa akıyorum her defasında
ßu çıldırtan cinnet sahneleri hiçmi bitmez bir İnsan da
ßir suçum mu vardı derken kendime
Anlamsız kalıyor her cevap bu soruya
ßir arayışım mı olmalıydı yaşamda
Oyun gibi bir hayatın sahte kişilikleriyle tükenmekteyim

Acı kavramsal görünsede İnsan larca
Hayatımın merkezine mıhlanmış yaşam kaynağı gibiydi
ßitmek bilmeyen zehir zıkkım sorulara gebeyim
Cevapların yetersiz kaldığı sorularla tükenmekte hayatım
ßu hayat beni vurmak için tuzaklarlamı bezeli bilemedim
Labirent tadında çıkmaz sokaklarım hiç tükenmedi ki

Hani diyorum varsa eğer başka bir hayatım
ßen vazgeçtim o hayattan da kalmadım ki hic bana
Kendimden arta kalanım hep yıkık bir harabe kıvamında
Mutluluk yabancı ve yalancı görünüyor anlatamasam da
Hangi ıspat , hangi delil döndürebilir beni
Yaşanmışlıklarımın yaşanmamışcasına inkar edilişleri ile

Vazgeçtim vazgeçilmez  zan edişlerden
Saçma sapan yalancı umutların ahenklerinden
Zamanın hiçbir diliminde kalıcı olamayan benle
O gün gelir göçer giderim
Her seferim de kendime kalan yalnız kendim ile
Aman ! Allah’ım yine bir cinnet sahnesinde astım beni__!

Yedi’Veren

ßen den senime dir ,
bu ; niyaz . bu ; sitem
sessizliğin sesinde sürükleniyor çığlıklarım,
en nihai sükut’un mü-dahilinde,
hay’de doku n .!
susuzluğunda kurumaya yüz tutan tomurcuğuna.

-koptum ha kopacağım_
yedi’veren bir tohumun yalnızlığında aŞk’ı g’özetlerim….

SEV’i

İnsan sevdiğini zan etmekle başlar hatalar zincirine dolanmaya ,
aşikar olan sev-i dir gönül yurdunda
sev-i haktan , hakkındır , halkta işlev ile ,

nakŞ’ını  g’örendir …

vel hasıl kelam_

-insan sevemez aslında sevdirilir ,,
mutlak olan sev-i nin aşikarlığında..

nihayetimizde uyanmış da olsak ,
uykudan halka zulmden menfi bir oluşla …

uyum sağlarız kelamlarımızda öz’ü merkezde ,
sabit olan g’örüşümüz ile ,
kelamda halk ile (ayn) hitapları yaşarız ,
o dahi yaşanılası ol/an’dır ; olması gerekenin yaşandığı mutlaklık içinde …

_keza biz yine ,
biz’i her kelamda ,
anlamdırırız çün (ayn) k’analdan b/akarız dünya ya…

Ey İnsan Sevmez Sevdirilirsin ÖZ’üne__

Hangimiz ‘hayal’ Hangimiz ‘gerçek’

Kimdik biz hayal mayal hatırlar olurum ara sıra …
Sensizim sanışlarımda benle oyalandığım ,,
zifiri sevda eşiklerinde kalmaklarımla…..
Hani diyorum belki çocukca bir oyunun mağlubu olmuşumdur ,,
‘büyüdüm ben’ sanışlarımda sevdanın esaretinde..

Olmak isterken seninle sanki bende değilmişcesine ,,,

bende yaşattığım sana ihanet edercesine,,

bir yabancılık  kokusu siner  tüm hücrelerime….

Tüm bu keşmekeşe rağmen yaşarım ben mühürlendiğim senim ile .
Hangimiz ‘hayal’ Hangimiz ‘gerçek’

Kimin Umrunda Söylesene.!

OL`AN


‘biliyorum ki
yazılmamış
bir sonsuzluk var
gözümde…

‘yazılacakların
yazılmasına vakit var .

-koştururken dünyada
meşkale derdinde
merkezden ayrılmayan benle
izliyorum kendimi her saniye
o an görüyorum zamanın darlığını
ve saniye olan küçücük bir anın dünyalara bedel kıymetini…

‘yanmaklık
acı çekmek zan edilir canlılara
hal buki
yanmaklık
arınmaklık
olabilecek tüm duygu ve düşüncelerin
olmadığı yerde.

‘oraya’
boşluk diyoruz !

-kimi zaman araf
biz olduğumuz yeri
kendimiz isimlendiriyoruz
dünyadaki varsayımlarımızla…

‘kimi vakit
cehennem ediyor
kimi vakit cennet
bazende hiçbiri olmayan araf…

-gel ! görki ;
ne hep var ne hiç
olan dan başka…

-tüm bunları var eden biz dahi
hayaliz kendimize…

-tüm hayaller
tek gerçeğe dair ;
perdelenişimizin ürünü bizde
oda olduğumuz andaki
‘ol an’
yaklaşamıyoruz olana
çünkü korkuyoruz
alışkanlıklarımızdan kopmaya….

GÖNÜL GÖZÜ

Unutma ..! AKLını nerende taşırsan

AKLın sana oradan hizmet eder

AKLını gönlünde taşı ki gönlünün bilgileri dahilinde yaşayasın

zihnin ve duyguların sana sınırsız sorular üretirken

gönlünde taşıdığın AKLınla tüm bu soruların

sınırsız cevaplarının

kendinde olduğunu göreceksin

sendeki cevaplar senin kulluğunun

senden sana ıspatı için gizlenmiştir

karanlıktadır her cevabın için

muntazam yerleştirilmiş aydınlatıcılar

Kainat misafir hanesinde saklıdır

Kainat ı seyr et …!

zerre karanlığının zerre sine varıncaya kadar tüm aydınlatıcı

ışıklarını göreceksin….

duyamadım ? halaa mı ! soruyorsun … ?

Hasretim’Sin

Hasretine tutunuyorum ,
insanlar içinde şifası olamayan tutunamazlığım ile…

Hasretin bu sevdaya bekçi bu şehirde ,
acın ile besleniyor ruhum sensizliğin sesinde…

ßiliyorum sende bensiz üşüyorsun
donmuşluğumda sıcaklığını duyduşumla ürperirim…

ßu şehir de ruzgar hep acı yelden esmekte,
hüzün neşe heb iç içe…

Ah ! Yar’ sensiz kimsesizim ahvalim ile ,
biçtiğin bu gurbet sürgünü gayrı bitsin bir dokun mecal kalmadı dizlerimde…

.. Hasretim’Sin

Karma Karışık

Karışıyor benliğim nefesime
nefesim havaya karışıyor
buhar oluyorum yükseliyorum
yükseliyorum bulutlara
beyazlaşıyorum bembeyazlaşıyorum
sağanak sağanak düşüyorum gökyüzünden
baharla bir oluyorum toprağa kavuşuyorum
tepeden tırnağa suyum tepeden tırnağa bereket
yeşilleniyor dağlar, yeşilleniyor kainat
düşüyorum gökyüzünden sağanak sağanak
b-akıyorum karanlık gözler içine
kirpiklerde duruyorum duruluyorum
akıyorum yanaklardan ellere düşüyorum
apaydın tenlere değiyor serinim
vuslatım bugün işte kavuştum AN a
öz ile özden öze
ß-en O nda O ß-ende ..