Sakalların Dedi…

sakal

 

~  sakalların  dedi..
kesme  onLarı,
onLarı  çok  sevdim..
şurayı  işte, tamda  şurayı  çok sevdim  ben….
O’ysa  geLişigüzel  bi  hâl’di  bendeki,
çok  zamandır  traŞsızdı  yüzüm..
aynaLara  nezaman  küsmüŞtüm  ben  bile  hatırLamıyordum…,
yaşLandığımı  kabullenişimleydim..!
bir  zaman  okŞadı  o  öpüLesi  parmakLarıyla,
Fátımá  vâlidem’ceydi  elleri,, hoşLanmıştım  ilk  defâ…
tekdüze  bir  hayat  bana göre  değiLdi,
kendimden  hep  öteLeri  seçmiŞti  gençLiğim..
diLime  sükút  zar’ını  giydirmiştim  çoktan.. ……
ve yoktan  váredip  ak  Libas’ı  seçmiŞti  omuzLarım
O’nu  ilk  gördüğümde  yüzündeki  aLarmış  ar  tebessümüne  kapıLmıştım,
kuşluk  vaktiydi..   “”
Geri  dönmeyi  düŞündüm “”  dedi….
İstemsizce  Gülümsedim..
Sádece  hoşgeLdin  diyebiLdim..
Ay  gibiydi… Ay  yüzLüydü…
Nûr’a  bezeLiydi  cemâLi…
Sonsuzluğa  açıLan  bir  kapıydı  sanki…
DudakLarı  nevbahárın  binbir  rengindeydi…
“”  aybüke’mdi “”
Onunla  o gün  onbin  yıllık  bir  şehrin  tüm  güzelliklerini  birLikte  adımLadık.
Sevgiye, sevdâya, huzúra  muhtaç  benLiğimle  o güzel  ellerinden  doyumsuz  lokmaLar  tad’tım..
Gözleri  kahve  ko(u)yusu  diLberim…!!
Okşamaya  doyamadığım  o  güzel  saçLarının
yedi  telini  sakLadım  ondan  habersiz, yokLuğunda  yoldaş  olsun diye…!!
Şimdi  karŞımdaki  yastığa  serdiğim  her  teLine  ayrı  buğseLer  konduruyorum…
O’nunLa  soLyanımı   donduruyorum..
Varlığını  soL’uma  doLduruyorum…
gözLerinin  demLerindeyim
CaaaNNNN.. ben  bu gecede   seninLeyim  CaaaaNNNN…
taaaaa   buradan  seSini  seçiyorum  aybüke’m…
taaaaaaaaaaa    kendimden  geçiyorum  aybüke’m….*
“” CaaaaNNN “” ÖyLe  işte….//